Anasayfa | Bize Ulaşın | REKLAM FİYAT LİSTESİ | Seri İlan | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle

Arama


Gelişmiş Arama

Marmara'nın Karadenizli gelinleri

Okunma  Yazar : Pınar Şenkaya
Yorumlar  Yorum Sayısı : 1
Okunma  Okunma : 735
Tarih  Tarih : 20 Aralık 2009 19:09

pinar@canadaturk.ca

Dünya feminizm hareketinin liderlerinin yolu bir gün Karadeniz’e düşmüş. Bir yandan ellerindeki broşürleri dağıtıyorlar, bir yandan da kahvehanelerde feminizm ile ilgili konuşmalar yapıyorlarmış.

Bu kişileri dinleyenler arasında Temel de varmış.

Konuşmacı kadın, “feminist kadın kendi ekmeğini kendi kazanır, özgürdür, erkeğe muhtaç değildir” şeklinde konuşmasını sürdürürken Temel söze girmiş: “Desenize benim karım en büyük feminist.” Konuşmacı kadın, nasıl yani, diye sormuş.

Temel başlamış anlatmaya: Benim karım sabah ezanla kalkar. Önce inekleri yedirir sütlerini sağar, koyunları, tavukları yemler, sonra eve gelir yedi çocuk bir de ben sekiz kişi için kahvaltı hazırlar. Evi şöyle bir düzene koyduktan sonra tarlaya gider. Öğlen tekrar eve gelir, hayvanların ve çocukların karnını doyurur. Tekrar tarla derken akşam olur. Yine hayvanları yedirir, çocuklar ve benin için yemek hazırlar. Hergün evin bulaşığını, çamaşırını yıkar, yiyeceğini, yakacağını taşır. Ben ise akşama kadar kahvehanede oturur pişpirik oynar, ne evime ne de karıma karışırım. Kendi çalışır, ekip biçtiklerini, ineklerin sütünü ve yağını satarak parasını kazanır, evin tüm ihtiyaçlarını görür. Benim çay paramı bile o verir. Feminist kadın kendi ekmeğini kendi kazanır, özgürdür, erkeğe ihtiyaç duymaz dediniz ya... işte benim karım demek ki tam ondan oluyor. Sadece benim karım değil tüm kadınlar buralarda böyle yapıyor. Onun için buralarda boşuna feminizmi anlatıp durmayın. Zaten hepsi doğuştan feminist, hem de sizden daha feminist.

***

Kendi başına evinin ve dışarının işlerini çekip çeviren Karadeniz kadınına ister Temel gibi feminist deyin, ister eziliyor deyin, bir gerçek var ki  o da çalışkan olmaları.

Doğu Karadeniz’de tarım alanları kısıtlı olduğundan tarım iyi bir geçim kaynağı değil. Bu yüzden toprağın bol ve düz olduğu başta Adapazarı olmak üzere Balıkesir gibi şehirlere bir zamanlar büyük bir göç yaşanmıştı. Trabzon’un köyünde 5 dönümlük bir yer satan Adapazarı’nda bu 5 dönümlük yerin parasıyla üzerinde evi olan 100 dönümlük bir yer satın alabiliyordu o zamanlar.

Göç edilen yerlerdeki kadınlar bağ bahçe tarla işlerinde çalışmıyorlardı. Ancak Karadeniz’den gelen kadınlar her işe koşunca dikkat çekmeye başladılar. Farkı gören Adapazarlılar, Balıkesirliler vs. önce göç eden Karadenizlilerin kızlarına talip oldular, sonra gidip bizzat Doğu Karadeniz’den kız istemeye başladılar.

1980’li ve 1990’lı yıllarda Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Adapazarı’na ve Balıkesir’e binlerce gelin gitti. Gidenler genelde evde kalmışlar, defolular ya da dullardı. Bölge için büyük bir temizlik harekatı da denilebilir bu izdivaçlar için.

Karadenizli gelinler tarlada bahçede iyi çalışır, kaynana ve kaynata ile sorunsuz aynı evde oturur denirdi o zamanlar. Bir de başlık parası derdi yoktu.

Benim tanıdıklarım genelde Balıkesir Bandırma’ya gelin gittiler. Bandırma’dan dayımın köyüne gelenler nerede evde kalmış varsa çalarlardı kapılarını. Birisi olmazsa diğerine giderlerdi.

Dayımın komşusunun kızı Fadime de Bandırma’ya gelin gidenlerden. Köyden şehre iner, erkeklerle gezip tozardı. Bir gün hamile olduğu dedikodusu yayıldı ortalığa. Köy yerinde de çabuk yayılır böyle şeyler. Ailesi ve o,  bir süre insan içine çıkamaz oldular. Sonra imdatlarına Bandırmalı bir damat adayı yetişti. Bu gence, üç aylık evli iken kocası öldü,  denildi. Genç kabul etti ve Fadime karnında bebekle evlenip Bandırma’ya yerleşti.

Benim halamı da istemişlerdi de, gitmem diyerek geri çevirmişti. Hatta, bana niye evde kalmış kız muamelesi yapıyorsunuz diyerek günlerce ağlamıştı. Keşke gitseymiş. Şimdi yaşı 40’ı geçti hâlâ koca yolu gözlüyor.

Gerçi on yıl sonra biz de o yaşlarda olacağız.

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır.

Onur Özdemir [ 22 Ocak 2010 04:26 ]

Merhablar yazınızı büyük bir hevesle okudum.Gercekten üronik ve bilgilendirici bir yazıydı.Bende Trabzonda oturan bir insan olarak bu tespitlere katılıyorum.Sadece karadenizde değil Türkiyede kadın gerçek statusune sahip degil.Bu statuye sahip olmak tutucu tavırları yıkmakla mumkundur..Yazılarınızın dewamını diliyorum ..
Saygılarımla

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

Bahar aylarına kadar bekleyeceğiz Hasan Yılmaz
Hasan Yılmaz
Marmara'nın Karadenizli gelinleri Pınar Şenkaya
Pınar Şenkaya
Kızılderililer sus payıyla susacak mı? Esra Coşkun
Esra Coşkun
Nasıl olgun insan olunur? Mukadder Temiz
Mukadder Temiz
Kalp Zekası Semra Karahan
Semra Karahan
Ergenekoncu İdhar'ın üç atlısı! Faruk Arslan
Faruk Arslan
Doktora Yapmak ve Akademisyen Olmak İsteyenlere Altın Tavsiyeler Fahri Karakaş
Fahri Karakaş
2010 Vancouver Kış Olimpiyatları Fatma Durmaz
Fatma Durmaz
GMAT Sınavı Turkan Ibis
Turkan Ibis
AZİZ misin, NESİN? Halit Angıner
Halit Angıner
Sıkça sorulacak sorulara hazır cevaplar Akif Eren
Akif Eren
Kanada'da neden hayat bulamadığımızın cevabı Semih Erdem
Semih Erdem

Yeni Eklenen Haberler

Anket

CANADATÜRK 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren ücretli oluyor.Yeni yılda CANADATÜRK''e nasıl ulaşmayı planlıyorsunuz




Tüm Anketler

Canadatürk © 2007 - 2009 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Kisi Aktif

Destek: info@canadaturk.ca         Tasarım: Idol Graphic