Anasayfa | Bize Ulaşın | REKLAM FİYAT LİSTESİ | Seri İlan | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle

Arama


Gelişmiş Arama

AZİZ misin, NESİN?

Okunma  Yazar : Halit Angıner
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 519
Tarih  Tarih : 20 Aralık 2009 18:54

hanginer@hotmail.com

Bugünlerde Aziz Nesin’in adını sık sık duymaya başladım yine. Kısa bir süre önce  Serdar Turgut, ‘tam Aziz Nesinlik bir olay’, diye yazdı.

Erman Toroğlu ise ‘böylesi Aziz Nesin’in bile aklına gelmez’,  dedi.

İlk olarak orta okul yıllarımda yazılarını okuduğumda tanıdım Aziz Nesin’i.  Hikayelerini okur, birbirimize anlatırdık. Hepimizi güldüren bir yazardı.

Niye gülüyorduk? Çünkü bizleri anlatıyordu. Bizim kasabamızı, bizim gibi orada yaşayanları, memurları, işçileri, işverenleri, öğrencileri, öğretmenleri, kısaca sokakta gördüğümüz herkesi anlatıyordu.

Yalın, anlaşılır dili, açık, net anlatımı vardı. 7 den 70’e, okuyandan  okumazına bu kadar bilinmesinin nedeni, bu basit, ama deli dolu anlatımıdır sanırım.

Kitapları baskı üzerine baskı yapardı. İnsanları böylesine güldüren insan, yaşamında kimbilir ne kadar mutlu, ne kadar güleçtir diye düşünürdüm.

Yıllar sonra, ünü Türkiye sınırlarını aşan Aziz Nesin’in yaşam hikayesi de yazılmaya başlandı.

Böylece öğrendik ki, hikayelerinde çok abartılmış gibi anlatılan olayları bile kendisi  bire bir yaşamış. Hiç de öyle mutlu geçen bir hayatı da yokmuş.

Aziz Nesin, asıl adıyla Nusret Nesin, 1915’te doğmuş. Babası Aziz bey imam, annesi ise ev hanımıymış. Mahalle mektebi, hafızlık derken askeri lise ve sonrasında harp okulundan mezun olmuş. İkinci Dünya savaşı sırasında iki yıl subay olarak sınırda hizmet görmüş. Bir patlamada yaralanınca geri hizmete alınmış.

Nusret Nesin, subaylığı sırasında yazmaya başlamış. Ancak devlet görevlisi olduğu için yazılarında yazar adı olarak babasının adını, yani Aziz Nesin’i kullanmış.

Sonrasında babası, açılan davalar için çağrıldığı poliste ve mahkemelerde  adının Aziz Nesin olduğunu, ancak yazar Aziz Nesin olmadığını ispat için yıllarca uğraşmış.

Oğul Nusret Nesin ise ömür boyu, dünyanın dört bir yerinde basılan kitaplarının yayın hakkı olarak banka hesaplarına Aziz Nesin adına gönderilen paraları çekebilmek için, adının Nusret Nesin olduğunu, ama gerçekte kendisinin yazar Aziz Nesin olduğunu belgelemek için uğraş vermiş.

Tek parti yönetiminin, karşıt düşünceleri amansızca boğduğu, yasa masa dinlemediği dönemlerde hayatını yazarak kazanmaya kalkışan Aziz Nesin’in yaşamı, çok zorlu mücadelelerle doludur.

Bir yandan ailesinin karnını doyurmaya, bir yandan yazar olarak tutunmaya çalışırken, koskoca bir devletin bütün olanaklarıyla, işkence mekanizmalarıyla  bu  160 santim boyundaki, yeryüzünde hiçbir desteği olmayan adamın üzerine bütün gücüyle çullanması ibretle okunacak bir olaydır.

Savaş bitmiştir ama tek parti idaresinin baskı aracı sıkıyönetim devam etmektedir. Aziz Nesin hem yazarak evine ekmek götürecektir, hem de yazmasını istemeyen yönetime direnecektir.

Bu yıllarda Aziz Nesin bir kitap yazar ama devlet baba toplatır. Bir  dergi çıkarır ama 15 sayısının 7 tanesi toplatılır. Üstelik bu 15 sayıyı yayınlayabilmek için derginin adını sürekli değiştirir.

Çıkardığı Marko Paşa adlı derginin her sayısı 60 bin adet satılır. O zamanlar en çok satan gazete ancak 30 bin adet basılmaktadır.

Sıkıntılar içindeki halk, Marko Paşa’daki muhalif sesi sever. Üstelik kendi anlayacağı dilde hakları savunulmaktadır.

Hükümet Marko Paşa’yı kapatır. Aziz Nesin derginin adını değiştirerek ‘Malum Paşa’ yapar. Hükümet tekrar kapatınca derginin yeni adı ‘Bizim Paşa’ olur. O da kapatılır. Bu defa 7- 8 ‘Hasan Paşa’yı çıkarır. Kapatılır. Aziz Nesin yılmaz, derginin adını tekrar değiştirir ve bu defa ‘Ali Paşa’ yapar. Kapatılır. Medet’i çıkarır. O da kapatılır. Dergiyi ‘Baştan’ adıyla yayınlar. Hükümet kapatır. Yeni Baştan’ı yayınlar. O da kapatılır. Bu arada Aziz Nesin her defasında tutuklanır, hapse girer.

Bir defasında artık hükümeti eleştirmeyeceğini, çünkü dergisinin bu eleştiriler yüzünden kapatıldığını, kendisinin hapse atıldığını, bundan böyle yalnızca ülkemizde yetişen meyve ve sebzeler hakkında yazacağını söyler.

Ziraat Bakanlığı bu yazıları dava edecek değil ya, der.

İlk yazısı memlekette yetişen hıyarlar üzerinedir. Ve hükümet bu yazı üzerine dergiyi tekrar kapatır.

Bugün Aziz Nesin’in yazdığı bu yazılar okunduğunda insanın ilk tepkisi: ‘Ne var ki bu yazılarda’ oluyor. Gerçekten yazılarda bir şey yok. Ama hükümetler muhalif seslere tahammül edemiyor.

Özgürlüklerin alanı, Aziz Nesin gibi, çekilen bütün acılara rağmen, yenilmeyen, teslim olmayan kişilerin verdikleri uzun mücadelelerin sonunda genişleyebilmiştir.

Onların kazanımları, bugün hangi düşünceyi savunursa savunsun,  düşünce adamlarına çevrelerini aydınlatmaları olanağını sağlamıştır.

Aziz Nesin çeşitli ülkelerde defalarca büyük ödüller kazandı. Defalarca Türk bayrağını dalgalandırdı. Ama kendisine pasaport verilmediği için, bu birincilik ödüllerini  gidip alamadı.

İktidar sahiplerine yaranıp köşeyi dönmek gibi bir düşünceye kapılmadığı, ekmeğini kalemiyle, emeğiyle kazanmak istediğinden, iktidara gelmesine katkıda bulunduğu Demokrat Parti hükümeti zamanında muhalefet yaptığı için ilk tutuklanan yazar Aziz Nesin oldu.

Gelen, giden bütün yönetimlerin gözünde, doğru bildiğini söyleyen, korkmayan Aziz Nesinler daima suçludurlar.

Aziz Nesin’in hayalini kurduğu bir yönetim altında bile ilk hedeflerden biri olacağı şüphesizdi sanırım.

 Neden mi?

Bu sorunun cevabı Aziz Nesin’in içinde yetiştiği kültürdedir. Aziz Nesin Anadolu’nun çocuğudur. Hoca Nasreddin kültüründen gelmiştir.

Bu kültürde, Nasreddin Hoca’nın deyişi ile ‘Hırsızların hiç mi hiç günahı yoktur !’

Not: “Aziz misin, Nesin ?” başlığını, Aziz Nesin’in yayınladığı Zübük adlı dergide, Aziz Nesin’e kızarak yazan bir okurun mektubunda okumuştum. O zamanlar çok sayıda basılıp satılan bu derginin  binası, bilinmeyen bir nedenle, içerisindeki her şeyle birlikte yanmış, kül olmuştu.

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

Bahar aylarına kadar bekleyeceğiz Hasan Yılmaz
Hasan Yılmaz
Marmara'nın Karadenizli gelinleri Pınar Şenkaya
Pınar Şenkaya
Kızılderililer sus payıyla susacak mı? Esra Coşkun
Esra Coşkun
Nasıl olgun insan olunur? Mukadder Temiz
Mukadder Temiz
Kalp Zekası Semra Karahan
Semra Karahan
Ergenekoncu İdhar'ın üç atlısı! Faruk Arslan
Faruk Arslan
Doktora Yapmak ve Akademisyen Olmak İsteyenlere Altın Tavsiyeler Fahri Karakaş
Fahri Karakaş
2010 Vancouver Kış Olimpiyatları Fatma Durmaz
Fatma Durmaz
GMAT Sınavı Turkan Ibis
Turkan Ibis
AZİZ misin, NESİN? Halit Angıner
Halit Angıner
Sıkça sorulacak sorulara hazır cevaplar Akif Eren
Akif Eren
Kanada'da neden hayat bulamadığımızın cevabı Semih Erdem
Semih Erdem

Yeni Eklenen Haberler

Anket

CANADATÜRK 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren ücretli oluyor.Yeni yılda CANADATÜRK''e nasıl ulaşmayı planlıyorsunuz




Tüm Anketler

Canadatürk © 2007 - 2009 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Kisi Aktif

Destek: info@canadaturk.ca         Tasarım: Idol Graphic